ÜRETİM VE BAĞIMSIZLIK SEDAT ÇAĞLAR KÖŞE YAZISI! « Niğde TV

SON DAKİKA

YOL HİPNOZUNA DİKKAT

GÜNDEM, NİĞDE

ÜRETİM VE BAĞIMSIZLIK SEDAT ÇAĞLAR KÖŞE YAZISI!

Bu haber 09 Ağustos 2021 - 13:52 'de eklendi ve 82 kez görüntülendi.

 

Sihirli sözcük ; Kendi kendine yetebilmek. Kendi kendimize yetebilmemiz için üretmemiz gerekir. Ekonominin kalbi üretimdir. Üretimi başarabilmek için Toprak, emek ve sermaye gerekliydi şimdi buna birde teknolojiyi eklememiz gerekir.

Üretim ile birlikte dışa bağımlı olmaktan kurtuluruz. Üretim ile birlikte ithalat yapan bir ülke olmaktan çıkarız ve hatta ülke içi arz talebi sağladığımız zaman ihracat ile cari açığımızı dengeler, cari fazla bile verebiliriz.

Ülkemizin dışa bağımlı olduğu ve yıllık ithalatımızın da önemli bir kısmını oluşturduğu otomobil sektörünü konuşmak istiyorum. Türkiye’nin iddialı olduğu yerli uçak ve arkasından yerli otomobil hikâyesine de değinmek istiyorum.

İsterseniz yerli uçak ile başlayalım. 1932 yılında, Dünyada ekonomik buhran yaşanırken genç Türkiye Cumhuriyetinden bir iş adamı Nuri Demirağ uçak üretmek için cesurca bir işe atılıyor. 1936 yılında Beşiktaş’ta dönemin modern bir uçak fabrikası kuruluyor. 1936 yılında ilk motorlu uçak üretildi adı Nu.D36. 1938 yılında da ilk yolcu uçağı üretildi adı Nu.D38. İlk seferini de Ankara İstanbul arasına yaptı. Atatürk’ün genç Türkiye’sinde sanayileşmeye ve yerli üretime verdiği önemi Atatürk’ün vefatından sonra yeni hükümet vermedi. Önemsemediği gibide zaten uluslararası uçak üreticileri de Türkiye’nin uçak üretmesini de istemiyordu. Kurulan uçak fabrikasının sipariş almasının engellenmesi yeni üretim yapmasının önüne geçilmesi fabrikanın çalışamaz hale gelmesine sebebiyet verdi. Ve hazin son ; uçak fabrikası ve üretilen uçaklar hurdacıya satıldı.

Şimdi birde Türkiye’nin otomobil geçmişine bir bakalım.

Türkiye’nin yerli otomobil hedefi yine Atatürk’ün yerli sanayileşme hedefleri kapsamında 1929 da başladı.1952 de İstanbul’da jeep fabrikası da kuruldu. Daha sonra Genelkurmaya devredildi. Ama gerçek yerli otomobil üretimi 1961 yılında ‘Devrim’ ile başladı. Devrim’in en hüzünlü yanı 29 Ekim Cumhuriyet bayramında Cumhur başkanı Cemal Gürsel’i taşırken içine yeteri kadar benzin konmamasından dolayı yarı yolda kalması oldu. Belki de sabotajdı. Uluslararası otomobil aktörleri bu olayı çok iyi kullanarak Devrim’in üretiminin durmasını ve üretimden kalkmasını çok kolay bir şekilde başardı.

1966 ya gelindiğinde Türkiye ‘Anadol’ ile tanıştı. Anadol, o döneme göre başarılı da oldu. 2 milyona yakın otomobil üretildi. Dünya sıralamasında 15. Sıraya geldi. Ama motor ve şanzımanı Ford markasına aitti. Ve bu şekilde 1991 yılına Anadol çeşitli modellerle üretime devam etti. 1991 yılında hazin sona gelindi ve üretim durdu.

20 yıl sonra tarihler 2011 yılını gösterdiğinde Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “yerli otomobil üretecek bir babayiğit aranıyor” sözleri ile tekrardan heyecanlı ve ümit verici gelişmeler olmaya başladı. 2015 yılında TUBİTAK, SAAB markasından bir model satın aldı. Takvimler 2017 yılını gösterdiğinde yerli sanayicilerden bir yerli otomobil ortaklığı kuruldu. 2019 yılında ilk örnek üretimler gerçekleştirilerek kamuoyu ile paylaşıldı. Artık yerli otomobilin seri üretime başlaması için bütün engeller aşılmış oldu. Hatta Cumhurbaşkanımız ilk üretilecek yerli otomobilini bedelini ödemek şartı ile satın alacağını duyurarak yerli otomobile her zaman destek olacağının mesajını verdi.

Ülkemiz artık, savunma sanayi başta olmak üzere, otomobil, insansız hava araçları, yazılımlar, İletişim araçları, sağlık sektörü ve buna benzer daha birçok konuda uluslararası şirketlerin ve ülkelerin eline bakmıyor. İhtiyacımız kalmadı. Uluslararası sanayi üreticileri ile rekabet edebilir düzeye geliyoruz ve geleceğiz. İşte onları bu durum hiç mutlu etmiyor. Bu yüzden her fırsatta Türkiye’nin önünü kapatmayı planlıyorlar ve projelerinin başarılı olmaması için ellerinde geleni yapıyorlar. Amaçları Devrim’ in ve Anadol’ un başına gelenler gibi yerli otomobilimiz TOGG’ unda başına gelsin. Ama eski Türkiye tarihin tozlu sayfalarında yerini aldı.

Tarihinde hiçbir zaman boyunduruk altında kalmayı kabul etmeyen bir milletin mirasçıları olarak bizler savunma sanayisinden otomobile, uçağa, enerjiden teknolojiye yazılıma kadar uluslararası arenada lider aktör olarak yerimizi alacağız.

Son Söz ; “Uygarlığın gerçek ölçüsü; ne nüfus çokluğu, ne kentlerin büyüklüğü ne de üretim bolluğudur. Gerçek ölçü, ülkenin yetiştirdiği insanların nitelikleridir.” Ralph Waldo Emerson

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Niğde Tv Canlı Yayın